ana sayfa | iletişim 

Komşu Köylerimiz


                                            AKÇA TAŞ KÖYÜ ( Pardu )

Köyümüz arazisinin batısında ( örenin dere güneyinden kuzeye doğru sınır sayılır?.yaylamızla Cengitepesinin batı kesimi güneyden kuzeye doğru komşu'dur.) bulunan Akçataş'ın . 44 hanenin devamlı kaldığı Akçataş'ta yerli nüfus 120'dir. Ancak Akçataş'ın gerçek nüfusu 1350 kadardır. Bu da gösteriyor ki mevcut nüfusun 10 katından daha fazlası gurbette yaşamaktadır.
Akçataş, Kuzey Anadolu fayı üzerindeki Gölova çanağının doğu kısmında yer almaktadır. Karayakup, Bozat, Fol, Demirkonak köyleri ile komşudur. Tanm arazisi daha ziyade köyönü denen güney kesimlerdedir. Geniş bir sahaya yayılan köy merkezinde düzenli bir yerleşim vardır. Gölova'daki ilk kubbeli caminin yapıldığı Akçataş'ta iki cami bulunmaktadır.
Köydeki yerleşmenin birkaç bin yıla kadar indiği sanılmaktadır. Eski örenlerin bulunması, Karayukup'la komşuluğu, buranın da oldukça eski bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir.
Akçataş'ın ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Buğday, arpa, nohut ve sebzedir. Yine ihdas olan meyve bahçeleri de önemli ekonomik faaliyetlerdir. Hayvancılık da geçim kaynaklarındandır.4300 dekar arazisi sulanamamaktadır. Gölova barajından sulanabilirse ekonomisinde önemli canlılık olacaktır. Baraj'dan köyün arazisinin % 80'i sulanabilecektir. Yine köy içinden geçen kanalın sularının bir havuz vasıtasıyla
değerlendirilmesi suretiyle de sebze-meyve tarımında önemli artış olacaktır.
Gölova'da cevizin en iyi yetiştiği köylerden birisi Akçataş'tır. Ancak bu meyve yeterince değerlendirilmemekte, iç tüketim ya da aile tüketimiyle çarçur edilmektedir. Ceviz ağaçlarının ıslahı ve kaplama ceviz bahçelerinin ihdasıyla Akçataş'ta yeni bir tarım faaliyeti ve geliri sağlanabilecektir.
İstanbul'daki Akçataşlılar derneklerini kurmuşlar, memlekete yatırım ve hizmet yarışına girmişlerdir. Yaz tatilleri Akçataşlıların Eskili çorba, isirin, madımak, evelik dolması, pürpürüm kavurması ve ısırgan yemeği yemek için köye gitmek üzere can attıkları dönemdir. Bu dönemde Akçataş'ın nüfusu bir kaç kat artar.
Akçataş köyü  köyümüzün  batısındadır.


  Aydoğdu Köyü ve Kayaoğlu Mezrası

hspace=0  hspace=0

Aydoğdu Köyü Aslanca, Üçveren, Karayakup, Kayaoğlu mezrası ve Aslanca (seme) köyleri ile komşudur. Köy, Gölova-Çamoluk asfaltından 2 km. kadar kuzeyde bulunmaktadır.
Güneyindeki düz alanlar dışında genelde engebeli bir arazisi vardır. Bu özelliğiyle de daha ziyade hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bir köydür. Sulanabilen arazisi oldukça azdır. Köy içinde sulamaya müsait alanlar da su yetersizliği nedeniyle sulanamamaktadır. Köyün değil sulama suyu, içme suyu bile yetersizdir. Gölova'da devlet hizmetlerinden en az yararlanan bir köy görünümündedir. Nitekim koşum hayvanlarının tarımda kullanıldığı
iki köyden birisidir.Aydoğdu en eski Türk köylerinden birisidir. 400 yıla yakın bir yerleşimi vardır.
Hayvancılık ve ormancılık yanında rüzgârla çalışan ve çevrenin tek değirmenleri olan YEL DEĞİRMENLERİ bu köyde kurulmuştur. Günümüzden 100 yıl önce kullanıldığı söylenen yel değirmeninin millerinin takıldığı ve alt taşı olarak kullanılan delikli taşlar bugün korunmaktadır.
Köyün kuzeyinde şehit askerlerin gömülü olduğu kabul edilen Meçhul Asker Mezarlığı vardır. Seferberlikte burada konaklayan orduda ölen askerlerin gömüldüğü yer olarak dedelerden nakledilmiştir.
Aydoğdu Köyü'nün güneyinde Çobanlı Çayı kenarındadır. 20 hanenin sürekli kaldığı Kayaoğlu mezrasının da yerleşimi oldukça eskidir. Burada da tarihi eser kalıntılarına rastlanmıştır. Mezranın yerinin dar olması nedeniyle kuzeye doğru bir gelişme olmuştur. Su, burası için de önemli bir meseledir. Irmak kenarındaki 100 dekara yakın bir saha sulanabilmekte, geri kalan büyük tarım arazilerinde kuru tarım yapılmaktadır.Nüfusunun büyük bölümü İstanbul'da yaşayan Kayaoğullar oto parçacılığıyla uğraşırlar. Kayaoğlu'na da önem veren gurbetçiler yeni binalar yapmak suretiyle mahalleyi güzelleştirmişlerdir.
Aydoğdu ve Kayaoğlu'nun arazisinde yabani armutlar ve alıç ağaçları bölge tarımı için önemli olacak bir değerdir. Bu ağaçlara armut, elma ya da uygun çeşitli meyveler aşılanmak suretiyle yeni bir ekonomik kaynak hayata geçirilebilecektir.

Aydoğdu Karayakup köyünün kuzey doğusu (Dağımızdan Büyük Koruluk'ta karanlıkdere,kızılyol,Çataklar'da,Alibeyin Çeşmesi,Dut deresi,büyük çeğel,Küp,kızıliğde,YemeninYar,Çiftlik,Çığrışanlar Arazimizle Komşu köylerimizdir.)Aydoğdu köyünün Mezrası olan kayoğlu mezrası Köyümüzün güney doğusundadır.

KUZULUK
((
 

Cumhuriyetin ilanından sonra (Lozan 1924) Yunanistan ile azınlıkların değişiminde buranın Rum olan eski halkı Yunanistan’ın Selanik şehrine göçer. Köy 15 yıl boş kalır ve harabeye döner. Şimdiki köylüler,1942 yılında Alucra'nın boyluca(Zun)köyünden 12 hane olarak gelip buraya yerleşirler.köyün adı eskiden olduğu gibi kuzuluk olarak kalır.köy 1987 yılında yakınlığı nedeni ile Refahiye’ye bağlanır.yazın 30 kışın 10 hane olan köyün ilçe merkezine uzaklığı 18 km dir.Köyümüz arazisinin güney batısında (Postayolu,Sülük gölü,Şarşar ve Seksenin sırt denilen arazimizle) komşu köydür.

 
YENİKÖY
 
 
Erzincan ilçesi olan refahiye,ye bağlı Köyümüzün güney doğusuna düşen (çığrışanlar,Çatalgözeler,Doğantaşı ve posta yolu denilen arazimizle )Komşu birköydür. 
      
                       
 
Köyün kurucuları Orta Asya’dan gelip şimdiki Damlaca köyünün kuzeyine Değirmendere mevkisine yerleşmişlerdir. Damlaca köylülerinin geçimsizlikleri sebebi ile hicri 1226 yılında şimdiki köyün yerine gelip yerleşmişlerdir. Bu nedenle köye Yeniköy adı denmiştir. Daha önce Suşehrine bağlı olan köy yakınlığı sebebi ile Refahiye’ye bağlanmıştır. Köyün en eski ve en büyük sülalesi Şabançavuşlardır. Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlar.15 hane olan köy ilçeye uzaklğı 17 km dir.
 
TAŞDEMİR
 
Giresun ilinin çamoluk ilçesine bağlı köyümüzün kuzey bölgesine düşen yaylamızla komşu olan bir köydür.
 
ASLANCA ( SEME )
 
 
Yayla ve dağ sınır'ımızda ve(dağımızın doğu bölgesi karanlık derenin bitimi,Kabaktepe'nin arka yamaç çamlık bitimi.)Çok eskilerde köyümüzün mezrası olan komşu köylerimizden biridir.köyümüzün kuzey bölgesine düşüyor.
Gölova'nın en uzak köylerinden birisidir. Giresun, Sivas ve Erzincan il sınırlarının çakıştığı noktada yer alır. Üç ilin sınırında olması nedeniyle de özelliği olan bir köy konumundadır. İlçeye 18 km. uzaklıkta olup Gölova-Çamoluk karayolunun üzerinde bulunmaktadır.
Karayakup, Kayaoğlu, Çat, Üçeren, Taşdemir ve Çakükaya köyleri ile komşudur.Yöredeki ilk yerleşmenin Hititler zamanına kadar indiği bilinmektedir. Köyün ilk sakinlerinin Muş Varto'dan geldikleri söylenmektedir. Köyün mezarlığındaki tarihi mezar taşları, Şuşar-Mindeval yolunun ve bingazi yarma vadisinin burada bulunması nedeniyle yerleşimin çok eski olması gerekmektedir.
1955 yılına kadar oldukça kalabalık olan köy nüfusu bu yılda meydana gelen BÜYÜK SEL ile tamamen göç etmiştir. Sel üzerine köy, devlet tarafından Hafik ve Kangal ilçelerine gönderilmiştir. Yine bu olay üzerine halkın bir kısmı da İstanbul'a göç etmiştir. 1960 senesinden itibaren tekrar Aslanca'ya dönüş başlamıştır. Ama bu esnada bir çok şey kaybedilmiştir. Bir kere gür orman yakın ve uzak çevre köyler tarafından talan edilmiştir. Bakımsızlık nedeniyle ayakta kalan diğer binalar da yıkılmıştır. Nüfusun hepsi dönmemiş, hatta birkaç sene kimliksiz dolaşmak zorunda kalınmıştır. 1962 senesinde Aydoğdu'nun Mahallesi olmuştur. Gölova ilçe olduktan sonra ise tekrar KÖY statüsüne kavuşmuştur
Köyün gelir kaynaklan hayvancılıktır. Gölova'da tiftik ve kıl keçisi bulunan tek köydür. Az miktarda tanm yapılmakta, sulanabilen yerlerde sebze yetişmektedir. Yine sulak yerlerde kavakçılık da yapılmaktadır. Köyün yüksek kesimlerindeki 250 dekar alanı yol yokluğu nedeniyle ekilememektedir. Bu alanın da yola kavuşmasıyla tarım ekonomisinde Önemli gelişmeler olacaktır.
Köyün tarihi eserleri ile ilgili bilgiler turizm konusunda verilmiştir. Yine kültür değerlerini de folklor kısmında anlattık.Kışın 15 hanenin kaldığı köyün çok daha büyük bir kısmı İstanbul'da yaşamaktadır. 1995 sayılarına göre 78 kişinin yaşadığı Aslanca'nın tüm nüfusu 500 civarındadır. Yaz aylarında nüfusunda değişiklikler olmaktadır. Okulun kapalı olduğu Aslanca'nın öğrencileri taşımacılıkla Gölova'da eğitimlerini sürdürmektedirler.    
 
YUVACIK ( KİNA )
 

Yuvacık Köyü Köyümüzün Güney batısındadır çayır tarlaları,Boyalık,Dedeliğin Göl,Oynaklar'la köyümüz arazileri ile sınır

Gölova'nın güneydoğusunda yer alan köy, Dutluca ve Cellat olmak üzere iki mahalleden meydana gelir. Yuvacığın ilçeye uzaklığı 10 km' dır. Köyün güneyinde Kanlı taş, doğusunda Kuzuluk, batısında Gün alan, kuzeyinde ise Demir konak köyleri bulunur. Gölova'nın en eski ve köklü köylerinden olan Yuvacık, eski haşmeti ve büyüklüğüne göre bugün tamamen boşalmış gibidir. Öyle ki Dutluca mahallesinde birkaç aile kışın kalmakta, köyde ise hiç bir baca tütmemektedir. Refahiye-Kanlıtaş'tan Ağvanis'e gelen yaya ve hayvan yolunun kesilmesinden midir, nedir? Yuvacık da boşalmıştır. Ya da köyün anası Nazire Hatun'un ölmesinden olsa gerek, köy boşalmış durumdadır. Yuvacık' ın ilk yeri Tuzla'dır. Tuzla'da tuz çıkarıp satarak geçinen insanlar bilahare Yuvacık' a gelmişlerdir. Birkaç tane olan ilk meskunları daha sonra göçenlerle çoğalmıştır. Köyün tarihiyle ilgili olarak çeşitli bilgiler ve söylentiler vardır. Ancak Kale ve Zindan mevkilerinin Osmanlılar döneminde büyük bir yerleşim alanı olduğunu ve adı geçen yerlerin de kale ve cezaevi zindanı olarak kullanıldığını görmekteyiz.Yine köy mezarlığı ve çeşitli temel kazılarında Osmanlı ve Selçuklu dönemi mezar taşlarına rastlanması buradaki Türk yerleşmesinin oldukça eski olduğunu göstermektedir. Tuzlalar 1940'lı yıllara kadar kullanılmıştır. Hatta son dönemlerde 8 kadar bekçi ve bir çok işçiler bulunmaktaydı. Hem kuyulardan kaya tuzu hem de tuzlu suların damıtıldığı tuz gölcükleri bulunmaktaydı. Yine köyün arazisinde kalsiyumlu ve tuzlu suların çıktığı yerlerde traverten benzeri beyaz alanlar bulunmaktadır. Sodalı ve mineralli sular da bulunmaktadır.Yuvacık ve Dutluca ekonomisinde tarımın rolü önemlidir. Buğday, arpa, fiğ, şekerpancarı, nohut en önemli tarım ürünleridir. Hayvancılık ise bir dönem oldukça önemliydi. Bilhassa manda ve sığır bakımından nahiyenin bir numaralı köyüydü. Ancak hızlı bir göç, bu durumun ortadan kalkmasına sebep olmuştur. Yuvacık' ta hayvancılık tamamen kalkmıştır. Dutluca' da ise oldukça azalmıştır. Yuvacık Köyü meyve bahçeleri içerisinde tam bir yuva görünümündedir. Tabiatla bütünleşmiş, onun kadar sevimli evleri bulunmaktadır. Ancak köyün, yerinin kayması ve yıkılma tehlikesinin bulunmasından dolayı 1 km. daha aşağıdaki sahalara nakli düşünülmektedir. Yuvacık Köyü Derneği, köyün yerinin değiştirilmesi, içme ve sulama suyunun şebekesinin yenilenmesi ve köyün kalkınması için yeni projeler hazırlamaktadır. Kanlı taş yolunun açılması, köprünün ve bağlantılarının yapılmasıyla köyün çehresi önemli ölçüde değişse de büyük göç, köyü acımasız bir yalnızlığa itmiştir. Susarın parmakla gösterilen bu köyün eski ihtişamına kavuşması için bilhassa emeklilerden başlayarak köye geri dönüşü sağlamak lazımdır.

Köyümüzün güney batı bölgesine'de ve Dedeliğin göl,Çayır tarlaları,oynaklar,isimli arazilerimizle sınırdır

 
 01/05/2006
 
Kaynaklar:gölova ilçesi web sitesi,refahiye köyler web sitesi,.
 

Bilgi ve resim göndermek istiyorsanız veya bilgi eksikliği varsa düzeltmek için nejdettepe@karayakuplular.com adlı email adresinden gönderebilirsiniz.
 
Uyarı : (!!!) Herhangi bir ortamda gerek Resimlerimizin gerekse site içeriğimizin, izinsiz kullanılmasi halinde gerekli tüm yasal işlemlere başvurulacaktır.
Web sitemiz sayın Necdet TEPE tarafindan tasarlanmıştır.

http://www.sevdacicek.com    http://www.karayakuplular.tr.gg  )

IP Adresiniz: 54.162.154.91

Hava Durumu



 
 
Karayakup köyü için yapılan bu site çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Pek iyi
İyi
Normal
Kötü
Çok kötü
 
 

 
 
Karayakup köyü derneği çalışmalarını nasıl buluyorsunuz
Çok Başarılı
İyi
Orta
Vasat
Vasatın Altında
 
 

Ziyaret İstatistiği
Bugün : 234
Dün : 481
Toplam : 1.769.887
23.10.2017 18:25:57





























Ziyaretçi Defteri
Adınız Soyadınız *
E-mail adresiniz *
Mesajınız *