ana sayfa | iletişim 

Özel öğrenme güçlüğü-Diskileksi


                ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ –DİSLEKSİ

 

       Öğrenme , inanın doğdugu günden ölünceye kadar devam eden , gelişim düzeyine ve bireysel özelliklerine göre gerçekleşen kapsamlı ve karmaşık süreçler zinciridir. Bu nedenle öğrenme yalnızca okulla sınırlandırılmamalıdır. Öğrenme kısaca bilginin kazanılması diye tanımlanırsa, bireyin bilgi kazanırken güçlüğe uğramasıyla ortaya çıkan sorunlara da öğrenme güçlükleri denilebilir. (Ekşi,1999)

      Öğrenme güçlüğünün bir çok tanımı yapılmıştır. Öğrenme güçlüğü, çocuğun okuma, yazma, aritmetik ya da dinleme, konuşma,akıl yürütme yeteneklerini kazanmada ve kullanmada yaşanan güçlüktür.Genellikle, öğrenme güçlüğü, çocuğun bilgi işlem süreçleri ve bilgiyi öğrenme yeteneği ile ilgili bir problemle birlikte, kendini idare etme ve sosyal becerilerdeki zorluğunu da yansıtır.(Yavuzer,2004)

      Özel öğrenme güçlüğü duygusal ve bilişsel zekası normal yada normal üstü olan herhangi bir nörolojik, fiziksel ve kültürel özrü olmayan bireylerde , okuma yazma, matematik, kendini ifade etme, düşünme, zaman ve mekanda yönelme alanlarından biri yada birkaçında yetersizliğe yol açan bir bozukluktur.(Sinop RAM)

        Öğrenme bozukluğu, nedenleri (etiyolojisi) henüz aydınlığa kavuşmamış bir bozukluktur. Bozukluğun temelini anlamak amacıyla çeşitli alanlarda çalışmalar yapılmaktadır. Genetik-kalıtsal etmenler, merkezi sinir siteminin yapısal-işlevsel bozuklukları ve elektro fizyolojisi ve bilişsel farklılıklar, üzerinde en fazla durulan nedensel etmenlerdir. Yaygın olarak kabul edilen görüşe göre, öğrenme bozukluğu çeşitli genetik ve çevresel etmenlerle belirlenen, biyolojik temele dayalı bir işlevsel bozukluktur.

         Öğrenme bozukluğu gösteren çocukların büyük çoğunlugunu okuma güçlüğü gösterenler oluşturduğu için literatüre disleksi terimi özel öğrenme bozukluğu ile eş anlamlı olarak girmiştir.

         Psikolog ve eğitimcilerin konuyla ilgili çalışmalrı okuma güçlüğü için disleksi terimine ilaveten, yazı sorunları için disgrafi (dysgraphia), matematik sorunları için diskalküli (dyscalculis) terimlerini kazandırmıştır. Hepsi için ortak bir terim olan specific learning disorders terimi yaygın olarak günümüzde özel öğrenme bozukluğunu tarif etmek için kullanılmaktadır.(Aysev,2005)

         Disleksili çocuklarda öğrenme-algılama bozukluğu vardır. Bu da, okulda güçlük çekmelerine neden olur. Çoğunlukla sınıf arkadaşları ile anlaşamazlar. Belirgin bir özürleri olmadığı ve normal çocuk gibi göründükleri için anlayışlı davranışlarla karşılaşmazlar. Okumayı öğrenemedikleri için ''tembel'', yazıları düzgün olmadığı için ''beceriksiz'' dite tanımlanırlar. Öğretmen bu çocukları tanımlarken ''dikkatsiz, çok hareketli, çalışmıyor, derste başka şeylerle ilgileniyor'' sözlerini kullanırlar.(Baldık,2000)

          Heceleme yazma ve dil öğrenme gibi alanlarda başarısızlığı içeren dislekside en belirgin özellik okumayı öğrenmede gecikmedir. Disleksili çocuklarda okuma becerilerinin gelişiminde sadece, düşük zeka yaşı, görme kusurları veya uygun olmayan öğretimle açıklanamayan belirgin ve özel bir yetersizlik göze çarpar. Okuma yaşının, zeka yaşından iki veya daha aşağı olduğu durumlarda disleksi düşünülebilir. (Yavuzer,2004)

 

 

         DİSLEKSİLİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN ÖZELLİKLER

 

     Merkezi sinir sisteminin  çalışmasındaki bozukluk etkisini bellek üstünde çeşitli biçimlerde gösterir.  Genellikle aksaklık göreceli olarak duyulardan birinde daha çok belirir. İşittiklerini bellemekte sıkıntısı olan çocuk harflerin seslerini anımsayamaz,  sesleri birleştirip sözcük yapamaz. Gördüklerini anımsamakta zorluk çeken çocuk ise, sesleri hatırlar ama harflerin, sözcüklerin biçimini hatırlayamaz. Görsel belleğinde aksaklık olan bir çocuğa, örneğin odasında neler bulunduğunu sorsanız söyleyemez. Kardeşinin saçının rengini hatırlayamaz, yazılı sözcüğü gözünün önüne getiremez.(Vassaf,2003)

      Gördüklerini birbirinden ayırt edemezler, aralarındaki ayrımı göremezler. Örneğin ''bey, bay'', ''silik-sinik-sinek'' gibi benzer sözcüklerin aralarındaki değişiklikleri göremedikleri, ayırt edemedikleri için birbirlerine karıştırırlar.

       Algılamaları çok yavaş olur.  
     Bir çoğu, hem yazarken, hem de okurken kimi harfleri çevirir, b'yi d, d'yi b gibi yazarlar ve okurlar. Kimileri de u, n harflerini ters çevirirler. (Vassaf,2003)    

Sözcükleri öğrenme ve hatırlamada sorunlar yaşama, bazı harfleri ayna görüntüleri şeklindeki benzerleri şeklinde kullanma ( örneğin 6 yerine 9; b yerine d ya da u yerine n gibi) bazı sayıların yerine ayna görüntüleri şeklini kullanma (38 yerine 83 gibi)görülebilmektedir. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey bu türden ayna görüntüsü stilinde yazı yazmanın, yazmayı öğrenirken başlangıçta her çocukta görülebileceğidir. Ancak bu normalden daha uzun sürerse disleksiye ait bir özellik haline gelir. El yazısında bozukluk,yazım hataları, bazı hecelerde ses hataları yapmak ve elleri kullanmada beceriksizlik de görülebilmektedir.
    

       TEDAVİ YAKLAŞIMI

 

       Öğrenme bozukluğuyla ilgili sorunların görülme sıklığı % 8-10 arasındadır. 40-50 kişilik bir sınıfta 3-4 çocukta öğrenme bozukluğu sorunlarının olduğu düşünülebilir. Sorun genellikle okula başlandığında fark edilmektedir. Ancak, sorunun eğitimciler ve anne babalar tarafından yeterince tanınmaması nedeniyle çocuklar bazen okuma yazma becerisini ilkokul birinci sınıf düzeyinde bile kazanamadan ilkokul beşinci sınıfa kadar ilerleyebilmektedir. Fark edildiği durumlarda da çocuğun okuldan alınması ya da alt özel sınıfa verilmesi gibi yaklaşımlar da olabilmektedir. Konunun en önemli yönü ise öğrenme bozukluğu tanısı konmuş çocuklara yaşadıkları sorunlar doğrultusunda eğitim programlarının hazırlanmasıdır.

    Öncelikle bu sorun profesyonel yardım gerektirir.Öğrenme bozukluğu olan çocuklar,tanı ve değerlendirmelerinden elde edilen bilgilerle oluşturulan özel eğitim programları ve terapiler yardımı ile zorlandıkları beceri alanlarında kendilerini geliştirip,öğrenmeleri için gerekli olan beceri alanlarını bir arada kullanma konusunda yol alabilirler.Uzmanlar öncelikle,bu çocuklara , ailelerine ve öğretmenlerine bu sorunu anlatmalı,onları aydınlatmalıdır.

     Daha sonra her çocuğun özelliğine göre o çocuğa özel psiko-pedogoji eğitim programı hazırlanır.Bu programda öncelikle çocuğun zorlandığı alanların güçlendirilmesi,daha sonrada bütün algı kanallarının bir arada kullanılması hedeflenir.Ya da çocuğun güçlü olduğu alandan yararlanılarak zorlandığı alanlar güçlendirilmesi hedeflenir.Bunun yanında,davranış terapisi,aile terapisi ve diğer psikoterapi teknikleri uygulanabilir.

       Her sorunda olduğu gibi erken tanı,öğrenme bozukluğunun tedavisinde önemlidir.

                 

 

07/01/2008


KAYNAKÇA

AYSEV,Ayla Soykan.Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Özgül Öğrenme Güçlüğü.Ankara Üniversitesi Basımevi.2005

BALDIK,Ömer.Ansiklopedik Eğitim ve Psikoloji Rehberi. Timaş Yayınları. İstanbul.2000

EKŞİ, Aysel.Ben Hasta Değilim. Nobel Tıp Kitapevi. İstanbul.1999

KAHYA, Hamit.Özel Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocukların Eğitimi. Sinop Rehberlik Araştırma Merkezi.Sinop.1996

VASSAF, Belkıs Halim.Öğrenme Yetersizliği.Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları.Ankara.2003

YAVUZER, Haluk. Çocuğu Tanımak ve Anlamak. Remzi Kitapevi. İstanbul. 2003

 

 

 
Uyarı : (!!!) Herhangi bir ortamda gerek Resimlerimizin gerekse site içeriğimizin, izinsiz kullanılmasi halinde gerekli tüm yasal işlemlere başvurulacaktır.
Web sitemiz sayın Necdet TEPE tarafindan tasarlanmıştır.

http://www.sevdacicek.com    http://www.karayakuplular.tr.gg  )

IP Adresiniz: 54.163.209.109

Hava Durumu



 
 
Karayakup köyü için yapılan bu site çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Pek iyi
İyi
Normal
Kötü
Çok kötü
 
 

 
 
Karayakup köyü derneği çalışmalarını nasıl buluyorsunuz
Çok Başarılı
İyi
Orta
Vasat
Vasatın Altında
 
 

Ziyaret İstatistiği
Bugün : 103
Dün : 1.119
Toplam : 1.791.159
14.12.2017 03:31:55





























Ziyaretçi Defteri
Adınız Soyadınız *
E-mail adresiniz *
Mesajınız *